Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına on bir kişi danışma kurul üyesi olarak atandı.
2026 – 235 sayılı Cumhurbaşkanı kararnamesi ile Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına atanan danışmanlar şu kişilerden oluştu; Metin Tarhan, Selahattin Özgündüz, Serdar Gazi Karababa, Timur Can Ulusoy, Davut Eskiocak, Eşref Doğan, Hacı Dursun Gümüşoğlu, Yahya Kalender, Alemdar Mustafa Yalçın, Hüseyin Uğurlu, Muharrem Ercan.

ATANANLARA ŞAŞIRMIYORUZ
Alevi toplumunun, Alevi kurum ve temsilcilerinin görüşü ve rızalığı alınmadan tepeden inme böyle bir atamanın yapıldığına dikkat çeken Turgut Öker “Atananlara baktığımızda şaşırmıyoruz” dedi. Öker açıklamasının devamında şu görüşlere yer verdi;
“Bunların Alevi toplumuna toplu iğnenin başı kadar faydası olmamıştır. Hiçbir toplumsal mücadelenin içinde yer almamışlardır. Alevi toplumunun sorunlarıyla ilgilenmek yerine, yıllarca bu toplumun inancını ve kimliğini kendi çıkarları için kullanmışlardır.
Şimdi de yıllardır devlete sundukları hizmetlerin karşılığı olarak göstermelik bir vitrine yerleştirildiler. Yerlerinden kalkamayacak yaşa gelmelerine rağmen devletin emir kulu olmaktan uzak durmayanlardan bir danışma kurulu oluşturuldu.”
BU KURUL SARAYIN ALEVİLİK SİYASETİNİ TEMSİL EDİYOR
Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına atanan on bir kişinin Alevi toplumunun iradesini temsil etmediğini vurgulayan Turgut Öker şu görüşlere yer verdi;
“Bu kurul Alevi toplumunun iradesini değil, Sarayın Alevilik siyasetini temsil ediyor.
Açıkça söyleyelim: Alevilerin temsilcilerini Erdoğan belirleyemez. Sarayın atadığı kişiler Alevi toplumunu değil, kendilerini atayan siyasi iktidarı temsil eder. Alevi toplumu kendi temsilcilerini her zaman rızalıkla ve demokratik seçimlerle belirledi. Bizim yolumuzda yukarıdan atama yoktur. Rızalık vardır. Demokratik irade vardır. Alevilikte temsil, Sarayın verdiği makamdan değil, toplumun verdiği rızalıktan doğar. Siyasi iktidar şimdi bu temel ilkeyi ortadan kaldırmaya çalışıyor.”
ATANANLAR DERİN DEVLET SİYASETİNİN UZANTILARI
Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığını kurulduğunu, bu başkanlığın Alevi toplumunda bir karşılığı bulunmadığını belirten Turgut Öker bu durumun Aleviliğin inkarı olduğunun göstergesi olduğunu belirtti. Öker şu görüşlere yer verdi; “Cemevlerini Kültür ve Turizm Bakanlığına bağladılar. Aleviliği bir inanç olarak tanımak yerine kültürel bir gösteriye çevirdiler. Şimdi de bu yapının içine kendi seçtikleri kişileri yerleştiriyorlar. Amaç Alevilerin sorunlarını çözmek değildir. Amaç, iktidara bağlı yeni bir Alevilik yaratmaktır. Devletin Alevisi, devletin dedesi, devletin cemevi ve devletin temsilcisi oluşturulmak isteniyor. Türk-İslam sentezinden kırma bir Alevilik anlayışını hayata geçirmek isteyenlerin seçeceği kişiler elbette bu anlayışa teslim olanlar olacaktı. Bu isimlerin yıllardır derin devlet siyasetinin Aleviler içindeki uzantıları gibi hareket ettiğini bilmeyen yoktur.”
BU KURUL ASİMİLASYON POLİTİKALARININ VİTRİN SÜSÜDÜR
Turgut Öker açıklamasının sonunda şu ifadelere yer verdi; “Yıllarca Alevilerin ibadethanesini tanımayanlar bugün cemevlerine yönetici tayin etmeye kalkıyor. Zorunlu din derslerini kaldırmayanlar bize inancımızı anlatıyor. Madımak’ın hesabını sormayanlar Hacı Bektaş Veli’nin adını kullanarak etkinlik düzenliyor. Bunların oluşturduğu danışma kurulu bir temsil organı değildir. Bu kurul, devletin Alevi toplumuna karşı yürüttüğü asimilasyon siyasetinin vitrin süsüdür. Alevi toplumu hiç kimsenin arka bahçesi değildir. Sarayın atadığı bir kurul Alevileri temsil edemez. Alevi toplumunun iradesini yok sayarak oluşturulan hiçbir yapı meşru değildir. Sarayın verdiği makamla Alevi temsilcisi olunmaz.”
AMAÇLARI ASİMİLASYON, ALEVİLERİ DEĞİŞTİRİP, DÖNÜŞÜRMEK
Cumhuriyet’e konuşan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan saray rejiminin, siyasal İslam’ın tek amacının Alevileri değiştirip, asimile etmek olduğunu belirtti. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığını da oluşturulan danışma kurulunu da tanımadıklarını ve başkanlığın da kurulun da Aleviliği temsil etmediğinin altını çizdi. Aslan açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
“Biz Aleviler olarak böyle bir başkanlığı ve oluşturulan danışma kurulunu tanımıyoruz. Laik, demokratik bir ülkede hiçbir inanç topluluğunun devletin kontrolünde yönlendirilip, inancın tarif edilmesini doğru bulmuyoruz. Biz öteden beri bu başkanlığın kapatılmasını dile getiriyoruz. Tanımadığımız bir başkanlığın oluşturduğu danışma kurulunu da tanımıyoruz. Alevi toplumunun bilmesi gereken, bütün bu itiraz ve karşı duruşlara rağmen bu başkanlığın Alevi toplumunun inancına yönelik saldırıları, asimilasyon çalışmaları ortada iken Alevi ve hatta dede sıfatı taşıdığını söyleyen bir başkan öncelikle kendi soyuna ve yoluna yönelik ihanet içindedir. Bizim için bunlar dönemin Hızır paşalarıdır. Caferileri Selahattin Özgündüz’ün danışma kuruluna seçilmesi iktidarın bilinçaltının dışa vurumudur ve hatta kurulda Alevi olmayanlar da vardır. Caferilik Alevilik değildir, hiçbir ortak kültürümüz yoktur. Kurulan başkanlık da oluşturulan danışmanlık kurulu da siyasal İslam’ın Alevi asimilasyon politikalarına hizmet edecek bir kuruldur.”

The post Turgut Öker: ‘Alevi toplumuna Saray’dan temsilci atanamaz’ first appeared on .