İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Bahçetepe ile bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları katıldı. Mahkeme başkanı, bazı avukatların mazeret beyanında bulunduğunu belirterek, bu nedenle hükmün bu celse açıklanamayacağını ifade etti.
Savunma yapması için söz verilen Bahçetepe, önceki celsede sunduğu savunmaları yineleyeceğini belirtti.
Hakkında somut bir delil bulunmadığını ve aleyhine herhangi bir ifade verilmediğini iddia eden Bahçetepe, tahliyesini ve beraatini talep etti.
Sanığın avukatları da bu duruşmada tutukluluk haline ilişkin bir karar verilmesini ve müvekkillerinin serbest bırakılmasını istedi.
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, bir sonraki celsede duruşmaya katılmayan avukatlar hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Duruşma eksik belgeler nedeniyle 6 Kasım’a ertelendi.
İDDİANAMEDEN
Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianamede, iki ayrı eyleme yer verilirken ilk olayla ilgili olarak Seza Büyükçulha ve Baki Aydöner’in “Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” davasında da sanık olarak yer aldıkları belirtiliyor.
Bu davada Aydöner’in üzerine atılı suçlarla sanığın karıştığı eylemler değerlendirildiğinde, İBB’de görevde olmamasına rağmen İmamoğlu’na yakınlığını kullanarak sahip olduğu etkisini haksız kazanç sağlamak amacıyla kullandığı öne sürülüyor. İddianamede, sanığın müteahhitlerle görüşerek belediyeden alacaklarını tahsil ettirdiği ve karşılığında maddi menfaat sağladığı iddia ediliyor.
İddianamede, sanığın Aziz İhsan Aktaş’ın firması adına kayıtlı bir aracı bedelsiz kullandığı kaydedilirken, Aktaş’ın sanıkla tanıştıktan sonra kendisine 100 bin dolar vererek jest yaptığı belirtiliyor. “Aziz İhsan Aktaş’ın da CHP’de ve İBB’de etkili olan kişilerle bağlantı kurarak bu kişilere maddi jestlerde bulunarak ilişkilerini güçlendirdiği, bu kişilerle para ilişkisi kurarak işlerini çözmeye çalıştığı gerek kendisinin yargılandığı davada gerekse ‘Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasında ortaya konulmuştur.” ifadeleri yer alıyor.
Aziz İhsan Aktaş’ın Baki Aydöner ve Ertan Yıldız ile Burak Korzay üzerinden tanıştığı ifade edilen iddianamede, bu kişilerin taleplerini yerine getirerek işlerini çözmeyi hedefledikleri ileri sürülüyor.
İddianamede, sanık Aydöner’in savunmasında aracı kiraladığını ancak fatura verilmediği için aracı geri verdiğini belirtmiş olmasına rağmen CHP’li siyasi kimliği dışında aileden gelen esnaf kimliğine sahip olduğu aktarılarak herkes gibi araç kiralama prosedürlerini bilebilecek durumda olduğu vurgulanıyor. Şöyle devam ediliyor:
“Dolayısıyla Aziz İhsan Aktaş’tan elde ettiği haksız menfaatler konusundaki beyanda güvenilmemiştir; şüphelinin CHP’li belediyelerde iş çözme amacındaki hareketleri ile belediyeden talepte bulunan kişi ve müteahhitlerden kazanç sağlama gayretinde olduğu anlaşılmıştır.”
“Çıkar amaçlı suç örgütü oluşturmak”, “ihaleye fesat karıştırmak”, “edimin ifasına fesat karıştırmak”, “rüşvet almak”, “resmi belgelerde sahtecilik”, “özel belgelerde sahtecilik”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçlarından yargılanan Aziz İhsan Aktaş’ın soruşturma aşamasında etkin pişmanlık gösterdiği belirtilen iddianamede, kendisinden para talep eden belediye başkanları hakkında bildiklerini başsavcılıkla paylaştığı aktarılıyor.
CEZA TALEPLERİ
İddianamede Hakan Bahçetepe’nin “haksız mal edinme”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “rüşvet alma” suçlarından 10 yıldan 24 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması isteniyor.
Daha fazla sanık olan Gürkan Dölekli, Baki Aydöner, Özer Ayık, Seza Büyükçulha, Erdal Celal Aksoy, Gözde Bahçetepe ve Aziz Lal’in ise “rüşvet almak”, “rüşvet vermek”, “rüşvete aracılık etmek”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak” gibi suçlardan 3 yıldan 24 yıla kadar değişen hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep ediliyor.
İddianamede ayrıca “Gerek Hakan Bahçetepe’ye gerekse de Erdal Celal Aksoy’a rüşvet verilmesi eylemlerinin soruşturma başlamadan önce Cumhuriyet Başsavcılığına şüpheli Aziz İhsan Aktaş tarafından bildirilmesi nedeniyle şüpheli hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi talep edilmektedir.” ifadeleri kullanılıyor.